Web Mail | Misyon/Vizyon/Kalite Politikamız
TMMOB
Orman Mühendisleri Odası
Chamber Of Forest Engineers
Belge Doğrulama
Ara

  
 
      

"ANAYASAL GÜVENCE ALTINDAKİ ORMANLARIMIZI YASAL MEVZUATLA KORUYABİLİYOR MUYUZ?" KONULU PANEL, PROGRAMLANDIĞI ÜZERE 20 MART 2015 GÜNÜ SAAT:14.30DA ODA GENEL MERKEZİNDE YAPILDI


“ANAYASAL GÜVENCE ALTINDAKİ ORMANLARIMIZI YASAL MEVZUATLA KORUYABİLİYOR MUYUZ?”
KONULU PANEL, PROGRAMLANDIĞI ÜZERE
 20.MART.2015 GÜNÜ SAAT:14.30’DA
ODA GENEL MERKEZİNDE YAPILDI
 
       Odamızın, 21/Mart/2015 Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası etkinlikleri bağlamında programladığı “Anayasal Güvence Atındaki Ormanlarımızı Yasal Mevzuatla Koruyabiliyor muyuz?”  konulu panel, geniş bir meslektaş katılımıyla, 20/Mart/2015 Cuma günü saat:14.30’da Orman Mühendisleri Odası Genel Merkezi toplantı salonunda yapılmıştır.
       Panel, saygı duruşu ve istiklal marşının ardından Oda Genel Başkanı Sayın Ali KÜÇÜKAYDIN’ın açılış konuşmaları ile başlamıştır.
 
 
        Genel Başkan Sayın Ali KÜÇÜKAYDIN yaptığı konuşmasında özetle şu hususlara yer vermiştir.
       “21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve içinde bulunduğu Ormancılık Haftası nedeniyle düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, “Anayasal Güvence Altındaki Ormanlarımızı Yasal Mevzuatla Koruyabiliyor muyuz?” konulu panel düzenlenmiştir. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nü ve aynı zamanda milletimizin tarihinde dirilişi, yenilenmeyi ifade eden Nevruzu kutlar, milletimize birlik beraberlik getirmesini temenni ederim.
       Herkesin birinci sınıf vatandaş olması, herkes için demokrasi, hukuk ve adalet talep ediyorum. Nevruz’un ayrılıklara alet edilmemesi, devleti, milleti yıpratmaması gerekmektedir. Çanakkale Zaferi ve şehitler vatan toprağının kutsiyetini, vatan toprağının süsü olan ormanlarımız da anayasal korumanın kırmızı çizgisidir. Anayasaya aykırı çıkarılan yasalar ile orman alanlarından hoyratça izinler verilmektedir. Bu düzenlediğimiz panelde, ormanların tahribine ve talanına dikkat çekmek istemekteyiz. Ayrıca ormancılıkta vefanın gereği olarak, meslekte 50. Yılını dolduran ulu çınar meslektaşlarımızla buluşmamız bizlere mutluluk ve gurur vermektedir.
       Daha sonra, konuklardan Adana Milletvekili Orman Mühendisi Seyfettin YILMAZ ile emekli uluçınar meslektaşlarımız adına, eski Muğla Milletvekili, Orman Genel Müdürü ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Nevşat ÖZER beyler de nezaket konuşmaları yaparak, panel konusunun çok isabetli seçildiğini ve panelde ortaya çıkan sonuçların ülkemize ve ormancılığımıza hayırlara vesile olmasını dilemişlerdir.
       Panel, KTÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi ve Odamızın Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Prof. Dr. Devlet TOKSOY’un yöneticiliğinde yapılmıştır.
 
 
       Panele; İÜ. Orman Fakültesi Çevre ve Orman Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur AYDIN “Yasal Mevzuat Ormanları Koruyabiliyor mu? Son Döneme Dair Hukuki Bir Analiz” konulu, (E) Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kani IŞIK “Habitat Parçalanması-Biyoçeşitlilik ilişkisi” konulu, (E) Müsteşar yardımcısı Orman Yüksek Mühendisi&İşletmeci Oda AR-GE Merkezi Başkanı Eşref GİRGİN “Anayasal Güvence Atındaki Ormanlarımızı Yasal Mevzuatla Koruyabiliyor muyuz? Gelinen Noktanın değerlendirilmesi ve Bu Konularda Orman Mühendisleri Odasının Çalışmaları” konulu, Bildirileriyle panelist olarak katılmışlardır.
 
 
       Bildirilere ilişkin sunumlar haberin ekindedir. Bu sunumlar incelendiğinde, “Anayasal Güvence Atındaki Ormanlarımızı Yasal Mevzuatla Koruyabiliyor muyuz? başlığına ilişkin mesajların çok açık biçimde kamuoyuyla paylaşıldığı görülecektir.
Panelde sunulan bildirilerde aşağıdaki hususlar öne çıkmıştır. Buna göre;  
       31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu, ormanların korunması ağırlıklı hükümler içermekte iken; 2003-2014 yılları arasında Orman Kanununda yapılan değişikliklerle rantı öne çıkaran kullanma ağırlıklı değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler o kadar ileriye götürülmüş ki, ormanların geleceğini doğrudan etkileyen tohum meşçereleri, gen koruma ormanları, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda dahi maden arama izinleri verilebileceğine ilişkin yasal düzenlenmeler yapılmıştır. Mermer ve taş ocaklarının maden kanunu kapsamına alındığı günümüzde, yapılan bu yasal düzenlemelerin orman ekosisteminin geleceğini nasıl tehlikeye sokacağını izah etmeye gerek yoktur.  
       Orman Kanununda son dönemde yapılan değişiklikler; hukuk literatüründe yer almayan, TBMM ihtisas komisyonlarında tartışılmadan, üniversiteler, STÖ ve meslek kuruluşlarının görüşleri alınmadan, kamuoyunda Torba Kanun olarak nitelendirilen yasalarla, ormanların aleyhine ve orman ekosisteminin bozulmasına ilişkin çok tehlikeli düzenlemeler yapılmıştır. Orman Kanununda, Anayasa ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olarak yapılan düzenlemelere dayalı olarak verilen izinler nedeniyle de, başta İstanbul Kuzey Ormanları olmak üzere, orman habitatının çok parçalı hale gelmesinden dolayı yaban hayatı ve biyolojik çeşitlilik çok zarar görmüştür.
Orman Kanununda ve Afetler Kanunu gibi diğer Kanunlarda ormanlarımıza yönelik yapılan değişikliklerde; orman ekosistemi ve korunan alanların zarar gördüğü, orman alanlarının arsa ofisi haline getirildiği görülmektedir.
       Diğer taraftan, TBMM de yasalaşmayı bekleyen 1/781 esas sayılı Torba Yasa tasarısı ile orman alanlarından 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanuna göre, afete maruz alanlardaki iskânlarda arsa olarak kullanılmak üzere, orman dışına arazi çıkarılması ve özel ormanların tamamına yakınında yapılaşmaya açılmasına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
       Orman ekosisteminin tahribine ve parçalanmasına neden olan ranta dönük yasal düzenlemeler hızla yapılırken, ormanların dışarıdan gelecek zararlılardan korunmasına yönelik olarak, 3234 sayılı Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda 645 sayılı KHK ile 2011 yılında yapılan değişiklikte, ormancılık karantinası, bitki pasaportu, fidancılık piyasasının denetimi konuları Orman Genel Müdürlüğünün görevleri haline gelmesine rağmen, bu görevlerin uygulamaya aktarılması için hazırlanan, serbest çalışan meslektaşlarımızın sabırsızlıkla Resmi Gazete’de yayımlanmasını beklediği;
       1- Odamızın hazırlanmasında teknik katkı yaptığı Ormancılık Karantina, İnspektör Ve Fümigasyon Yönetmeliği taslağı,
       2- Odamızın hazırlanmasında teknik katkı yaptığı “Orman Yetiştirme Materyalleri Piyasasında Yetkilendirme, Denetleme Ve Orman Bitki Pasaportu Yönetmeliği Taslağı” taslağı, Yürürlüğe konulmamış, aksine bu yetkilerin tekrar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına verilmesi için Torba Kanunda düzenleme yapılmıştır.  Aynı tasarı ile Yangın amirliği konusunda düzenleme yapılmazken, Orman İdaresi valinin emrinde kırsal ve kentsel yerleşimlerdeki yangınları söndürmekle görevli hale getirilmiş ve adeta genel itfaiye haline dönüştürülmek istenmiştir.
      Orman Mühendisleri Odası; orman ekosisteminin zarar görmesine yönelik düzenlemeler kapsamında Orman Kanununun 17/3 ve 18. Maddeleri Uygulama Yönetmeliği, Orman kanunun 16. Maddesi Uygulama Yönetmeliği ve Milliparklar Yönetmeliği, Korunan Alanlarda Yapılacak planlar Yönetmeliği, Zirai Karantina Yönetmeliği, Zirai karantina İnspektör Yönetmeliği, Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satış Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik vb. yönetmeliklerin dayandığı yasalara aykırı hükümler ile 5531 sayılı Kanuna göre kazanılmış orman mühendisliği mesleki haklarını ihlal eden hükümlerin iptali için ve 1. Derece koruma statülü Doğal ve Tarihi Sit Alanlarının sit derecelerinin düşürülmesine dair kurul kararlarının iptali için idari yargıda davalar açmış ve iptal ettirilmiştir.
 
 
       Oda Yönetim Kurulunca meslekte 50 yılını dolduran 74 orman mühendisi meslektaşımıza plâket takdim edilerek panel sona ermiştir.
 
 
       Orman idaresini yönetenlerin, panelde sunulan bildirilerden alacakları mesajları değerlendirip orman ekosisteminin korunmasında daha titiz davranacaklarını ümit etmekteyiz. 23/03/2015
       ODA YÖNETİM KURULU
 
 
EKLER:

Eklenme Tarihi:  24.03.2015 16:48:07
Okunma Sayısı: 3624



                
  TMMOB Orman Mühendisleri Odası Genel Merkezi
Tasarım byYGUNES.  Tüm Hakları Saklıdır.