Web Mail | Misyon/Vizyon/Kalite Politikamız
TMMOB
Orman Mühendisleri Odası
Chamber Of Forest Engineers
Belge Doğrulama
Ara

  
 
        

Dünya Ormancılık Günü Ve Orman Haftası Etkinlikleri Kapsamında, Odamız Genel Merkezinde 24.03.2016 Perşembe Günü "Yeni Anayasa Ve Anayasada Orman" Konulu Panel Gerçekleştirildi


DÜNYA ORMANCILIK GÜNÜ VE ORMAN HAFTASI ETKİNLİKLERİ KAPSAMINDA, ODAMIZ GENEL MERKEZİNDE 24.03.2016 PERŞEMBE GÜNÜ
“YENİ ANAYASA VE ANAYASADA ORMAN”
KONULU PANEL GERÇEKLEŞTİRİLDİ
 
       Orman Mühendisleri Odası ile Türkiye Ormancılar Derneği tarafından, daha kamuoyuna duyurulduğu üzere, Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası etkinlikleri kapsamında, Orman Mühendisleri Odası Genel Merkezinde 24.03.2016 Perşembe günü “Yeni Anayasa ve Anayasada Orman” konulu panel geniş bir katılım ile gerçekleştirilmiştir.
 
 
      Panelin yönetimi Odamız Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Devlet TOKSOY tarafından yapılmış, Marmara Üniversitesi öğretim üyesi olan ve Fransa’da karşılaştırmalı Anayasa hukuku konularında uzun süre öğretim üyeliği yapan, kamu oyunun yakından tanıdığı Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İbrahim KABOĞLU, Orman Mühendisleri Odası adına Orman Bakanlığı (E) Müsteşar Yardımcısı Oda AR-GE Merkezi Başkanı Orman Yük. Müh.&İşletmeci Eşref GİRGİN, Türkiye Ormancılar Derneği adına Dernek Yönetim Kurulu üyesi Orman Yük. Müh. Hüseyin ÇETİN panelist olarak katılmışlardır.
 
      Panel Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ali KÜÇÜKAYDIN’ın açılış konuşmaları ile başlamıştır.
 
           
 
      Genel Başkan Ali KÜÇÜKAYDIN konuşmalarında; Anayasada ormancılık konularının ilk kez 1961 anayasasında kapsamlı olarak yer aldığını, daha sonra 1970 yılında  orman alanlarından yer çıkarılmasına yönelik anayasa değişikliğinin yapıldığını, 1982 Anayasasının 169 maddesinde ormanların korunması ve geliştirilmesi, 170 inci maddesinde orman köylerinin kalkındırılması ile kamuoyunda 2/B olarak bilinen orman alanlarının daraltılmasına ilişkin düzenlemenin yapıldığını, Anayasanın değiştirilmesinin gerektiği yönünde her dönemde konuşmaların yapıldığını, 2007 yılında iktidar partisinin Prof. Dr. Ergun ÖZBUDUN başkanlığında heyete bir anayasa yaptırıldığının basında yer alması üzerine Orman Mühendisleri Odası olarak bir çalışma yapıp siyasi partilere, TBMM Anayasa komisyonu başkanlığına iletildiğini ve sözlü olarak da anlatıldığını, TBMM de 2012 yılında kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonuna ve siyasi parti gruplarına Odamızın Anayasa görüşlerine ait raporu gönderdiklerini, ne yazık ki Anayasaya aykırı kanunlar çıkarılarak 2/B sahalarının anayasa değişikliği yapılmadan çıkarılarak satışların şağillerine satıldığını, ayrıca TBMM kadük olan bir tasarı ile ormanların devamlı arsa üreten bir konuma getirecek yasal düzenlemenin yapılmak istendiğini belirttikten sonra; gündemde yine yeni Anayasa yapımı konularının yer alması üzerine “Yeni Anayasa ve Anayasada Orman” konulu paneli düzenlediklerini ifade ederek, panelde çıkacak sonuçların Anayasada orman ve çevre konularının şekillenmesinde katkı yapmasını beklediklerini belirtmiştir.
 
      Panel Yöneticisi Prof. Dr. Devlet TOKSOY’un, panelin düzenlenmesini gerektiren sebepler ve beklentiler konusundaki giriş konuşmasından sonra panelistlere sırasıyla Prof. Dr. İbrahim KABOĞLU, Eşref GİRGİN ve Hüseyin ÇETİN’e söz vermiştir.
 
           
 
      Prof Dr. İbrahim KABOĞLU yeni anayasa hakkında yaptığı kapsamlı konuşmalarında ve katılımcıların sorularına verdiği cevaplarda özetle aşağıdaki görüşleri dile getirmiştir. Konuşmalarını Anayasaların genel nitelikleri ve Türkiye Anayasa macerası başlıkları altında yapmıştır.
 
 
      Anayasaların genel nitelikleri olarak; katılımcılık ile yapılmasının gerektiğini, Fransa’da 30 yıldır Anayasa konusunda ders verdiğini, Cenevre komisyonu heyeti olarak devrimden sonra Tunus’a yedi kez gittiğini, Tunus halkının anayasa yapımına sahiplenerek Anayasasını katılımcılık ilkesi ile yaptığını ve katılımcı Anayasa örneğini verdiğini,
      Türkiye de dahil olmak üzere Dünyada yirminci yüzyılın Anayasacılık bakımından çok yoğun geçtiğini bu bağlamda Anayasalara doğa, orman ve çevre konularının girmeye başladığını, “önce ülke, sonra biz ve sonra devlet” ilkesinin benimsendiğini, ülkesel değerler kapsamına doğa ve ormanların girdiğini, İsviçre Anayasasında nitelikli sürdürülebilirlik ilkesinin benimsendiğini ifade etmiştir.
      Türkiye Anayasa macerası başlığı altında; 1982 Anayasasının çok tartışmalı bir ortamda yapıldığını, ancak bu Anayasanın 1987-2010 arasında 18 kez değiştirilip metamorfoza uğratıldığı için artık askeri anayasa olmadığını, Artvin-Cerattep’de Artvin halkı Anayasadan gelen çevresel hakkını kullanarak direndiği için mahkeme kararının sonucunun beklenmesine karar verildiğini, önce Anayasal düzene saygı duyulmasının gerektiğini, anayasa konusunda bilgi kirliliğinin çok yoğun olarak yaşandığını, son iki yıldır rejimin değiştirildiğinden bahsedildiğini “bunu nereden çıkarttınız” diye tepki gösterdiğini, 1961-1982 Anayasalarını bu ihtilâlleri yapanlara yakın çevrelerin yaptığını, şimdi ise demokrasinin olduğunu ve hukukun etkili olarak kullanılmasının gerektiğini, Artvin Dağlarına beşbin polisin gitmemesi gerektiğini, Anayasalarda kazanılmış hakların gerisinde bir düzenlemenin yapılmamasının gerektiğini, Anayasada doğal değerlerin bir bütün olarak düzenlenmesinin gerektiğini, Brezilya Anayasasında çevresel eğitim hakkının tanındığını ve bütçeden ödenek ayrılmasının düzenlendiğini, “ülkesel kamu yararı=üstün kamu yararı” olduğunu, çevresel etki değerlendirmesinin ve çevresel kamu düzeninin Anayasada yer almasının gerektiğini, Anayasa tasarılarının geniş dağılımlı ve katılımlı olarak yapılmasının gerektiğini belirtmiştir.
      Orman Mühendisleri Odası adına katılan Eşref GİRGİN konuşmalarında; Türkiye’de orman alanlarına yönelik Anayasaya aykırı yasal düzenlemelere dikkat çektikten sonra, yeni Anayasada orman konusunda Odanın görüşlerine yer vermiştir. Şöyle ki;
 
 
      Türkiye’nin ilk anayasası olan 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanununda ormanlara ait herhangi bir hükmün bulunmadığını, 1924 Anayasasında ormanların kamulaştırılmasına dair bir maddenin bulunduğunu, 1961 Anayasasında ormanların mutlak korunması ve geliştirilmesine dair kapsamlı düzenlemenin yapıldığını, 1982 Anayasasında yine kapsamlı düzenlemenin yanında orman alanlarından orman dışına yer çıkarılmasına dair hükümlerin yer aldığını belirttikten sonra, Anayasal güvence altındaki ormanlarımızın anayasaya aykırı kanunlar ile tahribine dikkat çekmiştir.   
      Konuşmalarında Orman Mühendisleri Odasının, Anayasada ormanlarımız ve ormancılığımıza yönelik kazanımların kaybedilmemesi, yeni anayasada orman ekosisteminin korunması, geliştirilmesi ve orman köylüsünün kalkınmasına yönelik hükümlerin yer alması için süreci yakından takip ettiğini,
Orman Mühendisleri Odasının Türkiye Ormancılar Derneği ile birlikte düzenlediği “Yeni Anayasa ve Anayasada Orman” konulu panel bu sürecin bir parçası olduğunu,
Siyasi partiler arasında uzlaşma sağlanamasa da, siyasi partiler yeni bir anayasa yapılması konusunda ki söylemlerini sürdürdüklerini ve hatta iktidar partisi tek başına hazırlayacağı anayasa taslağını referanduma götürme yollarını aradığını,
Siyasi dönemlerde yapılan anayasa değişiklikleri ile anayasayı değiştirme girişimlerinde ormanların korunmasının ötesinde, orman alanlarının kullanımına yönelik yasal düzenlemelerin ağırlık kazandığını,
Prof. Dr. Ergun ÖZBUDUN’un başkanlığında kurulan komisyonun, 2007 yılında hazırladığı anayasa taslağının ormanlarımız için tam bir talihsizlik örneği olduğunu, ormanların işletilmesinin özel sektöre açıldığını, orman dışına çıkarma tarihinin seçime endeksleyerek 23.07.2007 tarihine uzatıldığını, her türlü orman suçlarının af kapsamına alındığını, ormanların arsa ofisine dönüştürüldüğünü,
15.1.2009 tarihli ve 5831 sayılı “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapilmasina Dair Kanun” da yer alan “…fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle…hükmü uyarınca, 2/B arazilerinin kullanım kadastrolarının yapıldığını ve böylece şağillerinin belirlendiğini,  daha sonra 19.4.2012 Tarihli ve 6292 Sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun” 6292 sayılı Anayasaya aykırı Kanun ile 2/B satışlarının gerçekleştirildiğini,
Bu nedenle, panelden çıkacak sonucun yeni anayasada orman ve ormancılık konularına ilişkin düzenlemeye katkı sağlayacağının beklendiğini ifade etmiştir.
      Konuşmasının son bölümünde Orman Mühendisleri Odasının yeni Anayasada yer almasını istediği hususları belirttikten sonra somut Anayasa maddesi önerisini belirtmiştir.
      Orman Mühendisleri Odasının yeni anayasada ormanlara ilişkin yer almasını istediği hususları şu başlıklarda ifade etmiştir.
  • Devlet ormanları yalnızca devlet tarafından yönetilip işletilmelidir.
  • 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak kaybeden yerler önceliği kullanıcısı orman köylüsü olmak üzere satılarak değerlendirilmelidir. Bu işler bir tasfiye hareketi olarak düşünülmelidir.
  • Ormanlar her ne ad altında olursa olsun arsa üreten bir arsa ofisi konumunda olmamalıdır.
  • Orman niteliğini tam olarak kaybeden tarım alanları ve yerleşim alanlarına dönüşen yerler için orman dışına çıkarılma işlemleri 31/12/1981 tarihinden sonraya kesinlikle götürülmemeli, yeni siyasi tarihlerin çağrışımına davetiye çıkaracak bir tarihe kesinlikle yer verilmemelidir.
  • Esas madde içinde 31/12/1981 tarihine yer verilmeyip, mutlaka geçici madde olarak düzenlenmelidir.
  • Ormandan yer çıkarma işlemi, yalnızca orman içinden nakledilecek köylerin yerleştirilmesi için yapılmalı ve başka amaçlar için kullanılacak bir araç haline kesinlikle getirilmemelidir.
  • Ormanlara zarar verebilecek siyasi propaganda dahil hiçbir faaliyete müsaade edilmemelidir.
  • Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınmamalıdır.
  • Ormanlar, üstün kamu yararı ve zorunluluk bulunması dışında, hiçbir konuda izin ve irtifak hakkına konu yapılmamalıdır.
  •  
      Yeni Anayasada ormanlara ilişkin esas madde düzenlemesi ile geçici madde düzenlemesinin aşağıdaki şekilde olmasını önermiştir.
      ODAMIZCA ÖNERİLEN ESAS MADDE DÜZENLEMESİ
      Ormanların korunması, geliştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılması
      MADDE - (1) Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi ile orman köylülerinin kalkındırılması için gerekli tedbirleri alır. Bütün ormanların gözetimi ve denetimi Devlete aittir. Yanan ormanların yerinde ve orman içinden nakledilen köyler halkına ait arazilerde derhal yeni orman yetiştirilir. Bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bu yerler imara açılamaz.
      (2) Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz ve kanuna göre Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve üstün kamu yararı ve zorunluluk bulunması dışında irtifak hakkına konu olamaz.
      (3) Ormanlara zarar verebilecek siyasi propaganda dahil hiçbir faaliyete müsaade edilemez. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz.
      (4) Orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen yerleştirilmesi için, orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanlarına veya yerleşim alanlara dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamaz.
      (5) Dördüncü fıkraya göre orman dışına çıkarılan yerler, devlet tarafından ihya edilerek orman dışına nakledilen köyler halkının yararlanması ve yerleştirilmesinde kullanılmasına tahsis edilir ve tapuları verilir. Bu yerlerin ihya, tahsis ve tapu işleri kanunla düzenlenir.
      ODAMIZCA ÖNERİLEN ANAYASADA GEÇİCİ MADDE DÜZENLEMESİ
      31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybeden yerlere ait işler.
      GEÇİCİ MADDE - (1) 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler orman dışına çıkarılır ve satılarak değerlendirilir. Satışta öncelik orman köylülerinin ve fiilen bu arazileri kullananlarındır. Bu değerlendirme sonucunda elde edilecek olanaklar orman varlığının arttırılması, orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi ve orman içi köyler halkının naklinde kullanılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.
      Türkiye Ormancılar Derneği adına katılan Hüseyin ÇETİN konuşmalarında; Türkiye Ormancılar Derneği ile Orman Mühendisleri Odasının görüşlerinin bire bir örtüştüğünü, onun için Derneğin taslağı hakkında sunum yapmayacağını, ormanların Anayasal güvence altında olması gerektiğini, torba kanunlar ile ormanların aleyhine pek çok düzenlemelerin yapıldığını, 1961 Anayasası hazırlanırken merhum Prof. Dr. Muammer AKSOY ile ormanlar konusunda Derneğin birlikte çalıştığını, 20-21/2/2016 tarihinde anayasa konusunda bir dernek merkezinde bilim adamları, hukukçular ve uygulamacıların katılımları ile bir çalıştayın yapıldığını, çalıştayda kamu yararı konusunun açık olmasının gerektiği, orman köy nüfusunun azalması nedeniyle eskisi kadar problem olmadığını ve bu nedenle yerinde kalmasının gerektiği sonucuna varıldığını ifade etmiştir.
 
 
      Panel katılımcıların sorularına panelistlerin cevap vermelerinden sonra, yeni anayasa ve anayasada orman konusunda önemli bilgiler kamuoyuyla paylaşıldıktan sonra plaketlerin takdim edilmesiyle kapatılmıştır. 05.04.2016
 
 
 

Eklenme Tarihi:  05.04.2016 15:53:29
Okunma Sayısı: 1452



                
  TMMOB Orman Mühendisleri Odası Genel Merkezi
Tasarım byYGUNES.  Tüm Hakları Saklıdır.