DEVLET MİLLETİN  İSTEĞİNİ GÖRÜR VE HALKINI TERÖRE KARŞI KORUR

DEVLET MİLLETİN İSTEĞİNİ GÖRÜR VE HALKINI TERÖRE KARŞI KORUR

Ülkenin bekası her şeyin önünde ehemmiyetli bir konudur.

Teröre, devletin imkanlarının belediyeler aracılığı ile peşkeş çekilmesine göz yummamak devletin asli görevidir. 

Bu nedenle;

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasını haklı gerekçelere dayalı hukuki bir adım olarak görüyoruz. 

Devletin imkânlarını terör örgütüne imkân olarak sunmak dünyanın  her yerinde suç olarak kabul edilir.
Bu noktada devlet vatandaşının fikir hürriyetine karşı çıkmak adına bir hareket sergilememiştir. Devlet, ülke insanının yaşamsal hakları ve kaliteli hizmet almaları için verilen imkânlara dokunulduğu noktaya müdahale etmiş ve vatandaşının hakkını muhafaza için yapması gerekeni yapmıştır.
Devletin, millete hizmet için tahsis ettiği imkânı terör örgütüne sunanları ve buna yönelik atılan adımları bertaraf etmek için belediye başkanlarının görevden alınması devletin vatandaşının hakkına sahip çıkmasıdır.
Demokrasiyle yönetilen hiçbir ülkede sırf aynı düşünmüyorlar diye kimse kimseyi suçlayamaz ve buna karşı illegal veya hümanist bir tavrın dışında hareket etme hakkına sahip değildir. 

Oman Mühendisleri Odası olarak bu konuda ülke insanımızın da kanaatlerinin bu yönde olduğu düşüncesindeyiz.
Belediye Başkanlarının yerine Valilerin getirilmesi, Demokrasiye ve halk iradesine karşı çıkışı değildir. Mesele devletin halkına ait olan kaynakların devletin desteğiyle halka hizmet götüren yapısı üzerinden terör örgütüne verilmesidir.
Belediye başkanları hakkında yürütülen adli-idari soruşturmalar yargı kanalıyla yapılarak bu karara varılması neden bazı kesimleri rahatsız etmektedir bilinmez.
Bu karar ideolojik bir karar değil hukuki bir karardır. Malum zihniyetin, binlerce evladımızın ölümüne sebep olanlara karşı bu güne kadar bir açıklama yapmaması da oldukça manidardır.
Devletin makamında oturanlar teröristlere destek verdiklerini açıkça dile getirirken ve tüm fiiliyatlarını bu açıklamalar ile desteklerken bu kurum ve kuruluşlar neden seslerini çıkartmazlar?
Bu ülke 28 Şubat döneminde ikna odaları gibi bir ayıp yaşarken, bu zihniyet hangi açıklamayı yapmıştır ve parti kapatma davalarında bu zihniyetten neden ses çıkmamıştır?
Bu zihniyetin kendileriyle aynı düşünen iktidarlara yaklaşımlarıyla, farklı düşünen iktidarlara yaklaşımları aynı değildir. Bunun sebebi demokrasi veya halkın iradesi değildir. Bu zihniyetin derdi kendileri gibi olmayanları suçlamak ve yok etmek fikridir. Bu zihniyette ne devletin ne de milletin bekası düşünülmez. Fikirlerinin temelinde kendilerinden olanların yaptığı yanlışlıkların dile getirilmemesi vardır.
Başlarında bulundukları kurum ya da kuruluşlar iddia ettikleri gibi emek-ekmek derdindeyseler son 30-40 yıldır iktidarlara hangi mesleki ve ilmi konuda, kaç tane rapor hazırlayıp çözüm önerisinde bulunmuşlardır? Devletin atılım gerçekleştirdiği hangi adıma katkıda bulunmuşlardır?
Ülkemizin sözde aydınları ve fikir hürriyeti çığırtkanları neden doğuda mağdur edilen halkımız için ses çıkartmazlar? Devletin halkına hizmet için verdiği bütçeyi terör örgütlerine imkân olarak sunanları neden desteklerler? Bunu vatanını seven bir insanın anlayabilmesi mümkün değildir.

Devletimizin bekasını herşeyin üzerinde görüyor ve teröre karşı duruşumuzu en yüksek sesle ifade ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
 
Hasan Türkyılmaz
Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı