Background Image
Previous Page  66 / 92 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 66 / 92 Next Page
Page Background

yıpları yaşanmaktaydı. Son 20-30

yıldır yaşanan küresel ısınma sü-

recinde bu kayıpların daha da art-

tığı hemen her gün yazılı ve görsel

basına da yansımaktadır. Sulak

alan kayıpları hiç kuşku yok ki en

önemli etkisini canlı doğal ekosis-

tem elemanlarının ve biyolojik çe-

şitliliğin kaybı ile göstermektedir.

Güven (2000) asıl kaybın veri kay-

bı olduğunu ve aslında ne kaybet-

tiğimizi bile bilmediğimizi ifade et-

mektedir. Aslında sulak alanlar ve

özellikle de riperian alanlar öteden

beri özellikle yol yapımı yüzünden

çok büyük zararlara uğramaktay-

dı. Hal böyleyken şimdilerde dere

ıslahı adı altında yapılan çalışma-

lar, tam da bu süreçte yaşanan

çok önemli bir tehdit durumuna

dönüşmüştür. Bu nedenle riperian

zon ile akarsular arasında bir du-

var örülmesi son derece yanlıştır.

3. SONUÇ VE ÖNERİLER

Bütün bu değerlendirmeler so-

nucunda varılan en önemli sonuç

son yıllarda giderek artan bir şekil-

de ele alınan projelerin dere ıslahı

olarak nitelendirilmesinin yanlış

olacağıdır. Yani yapılan bu çalış-

malar birer dere ıslahı değildir.

Projelerin bizatihi kendisi büyük

bir çevre sorunudur. İnsan varlığı-

nın ve nüfus artışının doğal bir so-

nucu olarak doğal yaşam ortamları

giderek daha küçük izole alanlara

bölünmektedir. Habitat bölünmesi

olarak ifade edilen bu tehdit gide-

rek daha büyük çevresel sorunla-

ra yol açacak potansiyele sahiptir.

Zaten birçoğu zorunlu denebilecek

kamu yatırımı ile bu anlamda bir-

çok olumsuzlukla karşılaşılmakta

iken şimdi dere ıslahı veya taşkın

koruma adı altında yapılan proje-

ler bu anlamda çok daha büyük bir

yer işgal etmektedir.

Sulak alanlar ve akarsular ile

bunların kıyı bölgeleri (riperian

zon) sayısız canlıya yaşam ortamı

oluşturmaktadır. Riperian kuşak

da öteden beri genellikle yol ya-

pımı nedeniyle zarar görmektey-

di. Dere yatağı adı da verilen bu

alanlar son yıllarda giderek artan

bir şekilde yerleşim yerlerine de

dönüştürülmüştür. Şimdi ise dere

yatakları bugüne kadar yapılanlar-

dan çok daha büyük bir çevresel

sorun olan dere ıslahı projelerine

konu olmaktadır.

Bütün bu değerlendirmelerin

sonucunda gerekli olduğu tartış-

malı olan bu projelerin kaynak is-

rafına da yol açtığı rahatlıkla ileri

sürülebilir. Bu projelerden vaz-

geçilmelidir. Bunlara harcanacak

kaynaklar yerine yukarı havzada

havza ıslahı ve bu çerçevede eroz-

yon önleyici ağaçlandırmalar yapıl-

malıdır. Mutlak zorunluluk duru-

munda ise doğaya uyumlu projeler

üzerinde durulabilir. Bu durumda

geliştirilecek projeler kesintili ol-

malı, havza veya dere boyunca

derenin iki tarafı kilometrelerce

yabanıl yaşam ögelerinin aşamaya-

cağı biçimlerde olmamalıdır.

Projeler büyük ölçüde Devlet

Su İşleri Genel Müdürlüğü ve bu

müdürlükte görev yapan ve eko-

sistemden, doğadan çok da anla-

madığı anlaşılan teknik elemanlar

tarafından yapılmaktadır. Geçmiş

yıllarda havza ıslahı adı altında

ele alınan bu projeler DSİ bünye-

sinde yer alan Erozyon ve Rusubat

Kontrolü Şubeleri tarafından yü-

rütülmekte ve bu şubelerde orman

mühendisleri görev almaktaydı.

Ülkemizde havza yönetimi, ıslahı,

erozyon ve sel kontrolü, gibi konu-

larda ve ayrıca ekoloji, ekosistem

ve biyolojik çeşitlilik konularında

kapsamlı bir eğitim süreci sadece

orman mühendisliği bölümlerinde

söz konusudur. Bu nedenle havza

ıslahının özellikle akarsu kaynak-

larının yönetiminden sorumlu

olan DSİ bünyesinde, özellikle de

dere ıslahı veya taşkın koruma

projelerinde eskiden olduğu gibi

orman mühendislerinin yeniden

görev alması sağlanmalıdır.

KAYNAKLAR

• Adrean, H. (1994). Effects of Habitat

Fragmentation on Birds And Mammals

in Landscapes With Different Propor-

tions of Suitable Habitat: A Review,

Oikos, Vol. 71, No. 3 (Dec., 1994), S.

355-366.

• Albayrak, İ., Pamukoğlu, N., Aşan,

N. (1997). Türkiye’de Su Samurunun

Durumu, Tabiat ve İnsan 31: (2), 10 -

11, Ankara.

• Alkan, B. (1965). Türkiye’nin Etçil

Şekil 8.

ABD-Providence’de doğayla uyumlu bir dere ıslahı

AKADEMİ

YEŞİL DÜNYA

64